Fıtır Sadakası, Fitre Nedir, Kimlere Verilir, Ne zaman Verilir?
Fıtır Sadakası Nedir? Kimlere Verilir? Ne zaman Verilir? Fitir Sadakası hükmü, Fitre kimlere verilir?
Fıtır Sadakası
Fıtır sadakası, Ramazan-ı Şerif ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı mala sahip bulunan her Müslüman için verilmesi vacip olan bir sadakadır. Buna yalnız “fitre”de denir ki, fıtrat sadakası, yani sevap için verilen yaratılış ihsanı demektir.
Fıtır sadakasının vacip olması, zekatın farz olmasından öncedir, orucun farz kılındığı seneye tesadüf eder. Bu, bir yardımlaşmadır. Orucun kabulüne, ölümün şiddeti ve dehşetinden ve kabir azabından kurtuluşa bir vesiledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayram gününün neşesinden onların da istifade etmelerine bir yardımdır. Bu yönüyle fıtır sadakası insani bir hayır, bir vazifedir.
Fıtır sadakası, kendilerine zekat verilmesi ayetle beyan edilen sekiz sınıfa verilebilir. Bu sekiz sınıf şunlardır:
- Fakir: Nisap miktarını doldurmayacak kadar malı olan veya nisap miktarı malı olup da bu malla zaruri ihtiyaçlarını karşılayamayan kimsedir.
- Miskin: Hiçbir şeyi olmayan kimsedir. Miskinin durumu fakirden daha kötüdür.
- Zekat Memuru: Zekatları toplamak için görevlendirilen memurlardır.
- Müellefe-i Kulub: Bunlar, kalpleri İslam’a ısındırılmak istenen kimselerdir. Bu sınıfa zekat vermenin amacı; imanı zayıf olanların imanlarının ve Müslümanlıklarını kuvvetlendirmek, imanı olmayan kimselerin ise bir kısmını hayra sevketmek, diğer bir kısmının da kötülüğüne engel olmaktır. Hazreti Ömer (r.a) devrinde İslam artık iyice güçlendiği ve bu sınıfın desteğine ihtiyacı kalmadığı için bu sınıfın zekat payı kaldırılmıştır.
- Köleler: Kölelikten kurtulmak ve hürriyetini para ile satın almak isteyen kimselere de zekat verilir. (Günümüzde bu sınıf fiilen bulunmamaktadır.)
- Borçlular: Borcu düşüldükten sonra nisap miktarı malı kalmayan kimseler bu sınıfa girer. Başkasında malı veya alacağı olup da bunu alması mümkün olmayan kimse borçlu sayılır. Bu şekilde borcu yüzünden darda bulunan bir kimseye zekat veya fitre vermek, borçsuz fakire vermekten daha faziletlidir.
- Allah (c.c) yolunda cihat edenler: Bunlar (maaşlı asker olmayıp) kendilerini Allah (c.c) yolunda cihat etmeye ve İslam kelimesini yükseltmeye adayan fakir askerlerdir. Allah yolunda İslam kelimesini yükseltmek tabiri “ilim öğrenmek” anlamını da içine alır. Bu yüzden ilim öğrenen kimse zengin de olsa bu sınıfın içine girer.
- Yolcu: Sefere çıkan, yahut iyilik veya yararlı bir iş için yolculuk yapan ve gittiği yere yardımsız olarak ulaşamayan kimsedir.
Fıtır sadakasının verilemeyeceği sınıflar ise şunlardır:
- Bir kimse fakir olan usulüne (babasına, dedesine, annesine, ninesine) ve furuuna (oğullarına, kızlarına, bunların çocuklarına ve torunlarına) zekat ve fitre veremez. Karısına da veremez. Çünkü verdiği zekat veya fitrenin menfaati kısmen kendisine ait olmuş olur. Halbuki bu menfaatin kendisinden tamamen kesilmiş olması lazımdır. Zaten bir kimse hanımının, muhtaç olan usul ve furuunun nafakasını temin etmekle mükellef bulunmaktadır.
- Şer’an zengin sayılan kimselere de zekat ve fitre verilemez.
- Haşimoğulları, yani Peygamber Efendimiz’in (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) amcaları Hazreti Abbas, Hazreti Haris’in evlat ve torunları ile Hazreti Ali, Hazreti Cafer ve Hazreti Akil’in (Radıyallahü Anhüm) zürriyetleri ile bunların azatlılarına zekat ve fitre verilemez.
- Zengin bir adamın küçük (buluğa ermemiş) çocuğuna zekat ve fitre verilemez. Çünkü bu çocuk, babasının malı ile zengin sayılır. Ancak buluğa ermiş büyük çocuğu fakir ise verilebilir.
- Müslüman olmayanlara da zekat ve fitre verilemez.
Fıtır sadakası, Ramazan-ı Şerif bayramının birinci günü fecrin doğuşundan itibaren vacip olursa da bundan birkaç gün, hatta birkaç ay evvel veya sonra da verilebilir. Fakat en uygun olan, bayram namazından önce fıtır sadakasının fakirin eline geçmesidir. Ta ki fakirler, bu şekilde bayram namazından çıkmadan evvel noksan ve ihtiyaçlarını tedarik edebilsinler.
Fıtır sadakası, nisap miktarı mala sahip olan her hür Müslüman için vaciptir. Hatta çocuk veya deli olsa bile. Çocuk veya deli olan kimse için, bunların velileri bunların mallarından bu sadakayı vermezlerse, bu sadakayı buluğ çağına erdikten veya iyileştikten sonra ödemekle mükellef bulunurlar.
Ramazan-ı Şerif ayında bir özür sebebi ile oruç tutmakla mükellef olmayan bir Müslüman hakkında da fıtır sadakası vaciptir. Hasta, seferi olan kimse ve takatsız kalmış yaşlı şahıs gibi kimseler fıtır sadakasını vermekle mükelleftir.
Bir kimse, kendi hanımının ve büyük, akıllı olan evladının fıtır sadakasını vermekle mükellef olmaz. Çünkü bunların her biri kendi nefsinde tam bir velayete sahip olup, mallarında kendi başlarına tasarruf hakkına sahiptirler. Bu bakımdan her biri nisap miktarı mala sahip ise, zekatını kendi malından vereceği gibi fıtır sadakasını da kendi malından vermesi gerekir. Bir de verilmekte olan sadakalarda bir ibadet özelliği vardır. Koca ise, hanımına ait bir ibadet vazifesini yüklenmek için evlenmemiştir.
Bir kimse, kendi malından hanımının veya büyük evladının fitrelerini izinleriyle verecek olsa yeterli olur. Hanımı veya büyük evladı kendi ailesi içerisinde idaresinde bulundukları takdirde izinleri olmaksızın vermesi de kafidir. Aile arasında bulunan diğer şahıslar hakkında da hüküm böyledir.
Fıtır sadakası buğday, arpa, kuru üzüm ve kuru hurmadan veya bunların kıymeti miktarınca paradan verilir ki bu daha faziletlidir. Ancak fakirlerin bizzat bu maddelere daha fazla ihtiyaçları olursa o zaman daha faziletli olmaz.
Fıtır sadakası için buğday, arpa, kuru üzüm ve kuru hurma birer sabit ölçüdür. Çünkü bunlardan maksat, fakirin bir günlük ihtiyacını olsun gidermektir ki, o da bunlar ile mümkün olabilir. Halbuki muayyen bir para ölçü olarak gösterilmiş olsa idi bu maksat temin edilmiş olamazdı. Zira erzakın fiyatları zaman zaman değişmekte olduğundan o muayyen para, bazı senelerde bu maksadı temin edebilirdi, bazı seneler de edemezdi.
Fıtır sadakası, zekat gibi niyetle birlikte fakirlere mülk yapmak sureti ile verilir, serbest bırakılamaz. Bu niyet, verilecek malı ayırmak zamanında yapılabileceği gibi, verileceği zaman da yapılabilir. Fakat fakire verirken bunun bir fitre olduğunu söylemek lazım değildir.
Fıtır sadakasını, aralarında evlilik veya doğum bulunan kimselerin birbirlerine vermeleri sahih değildir. Mesela bir kimse kendi fitresini, fakir olan hanımına, babasına veya oğluna veremez.
Bir kimse, fitresini bir fakire verebileceği gibi, birkaç fakire de dağıtabilir. Birden fazla kimseler de fitrelerini birkaç fakire verebilecekleri gibi, bir fakire de verebilirler.